Rabbim, nihayet sana itaat edeceğiz... Artik ne kin, ne haset, ne de yaşamak hırsı, Belki her sabah vakti, belki gece yarısı, Artık nefes almayı bırakıp gideceğiz...
Get Your Own! | View Slideshow
bir insanı sevmekle başlar herşey...SUVEYDA - Blogcu


bir insanı sevmekle başlar herşey...SUVEYDA

22/8/2006 - namazla diriliş seferberliği...

Namaz Gönüllüleri’nin Miraç buluşması

Müslümanlara 5 vakit namazın farz kılındığı Miraç Gecesi öncesinde bir araya gelen Namaz Gönüllüleri Platformu, toplumun her kesiminde namazı anlatmak, sevdirmek ve hakkıyla eda etme bilincini oluşturmak gayesiyle namazla diriliş seferberliği başlattı.

 

Önde gelen İslam âlimleri, yazarlar ve akademisyenlerin katıldığı toplantıda, cemaatle namaz kılmanın önemine vurgu yapılırken, kadınların da camilerde cuma ve bayram namazlarını kılmasının sağlanması gerektiği dile getirildi. Platform adına yayınlanan bildiriyi okuyan yazar Abdullah Yıldız, “Beş vakit namazın bize hediye edildiği Miraç Gecesi’nin arifesinde, sizleri, dünya ve ahiretinizi kurtaracak bir seferberliğe çağırıyoruz: ‘Namazla Diriliş’ seferberliğine!.. Sizleri namaz kılmaya, şayet kılıyorsanız ona dört elle sarılmaya, hiç kazaya bırakmıyorsanız bile huşûyu keşfetmeye ve namaz için çalışmaya davet ediyoruz.” dedi.


 

Rabb’imizin Kur’an’da 70 kez emrederek en çok önem verdiği ibadet olan namazın, dinimizin olmazsa olmazı olduğunu belirten Yıldız, “İslâm’ın ilk farzı iman, ikincisi namazdır. Peygamberimiz (sas)’in haber verdiği üzere, ahirette kendisinden hesaba çekileceğimiz ilk amelimiz namazdır. Yine namaz, O’nun ifadesiyle; ‘Dinin direği’, ‘Müminin miracı’, ‘Cennetin anahtarı’ ve ‘Gözümüzün nûru’dur.” diye konuştu. Namaz için yazanlar ve namaz davasına gönül verenler olarak bir araya gelip namazı milletin gündemine getirmeye karar veren platform, bugüne kadar namazla ilgili birçok program düzenledi. Bundan sonra da namazı anlatan kaset, CD, VCD, film, radyo-TV programı hazırlama, sempozyum ve kongre düzenleme gibi projelerin gerçekleştirilmesi hedefleniyor.

Toplumda namaz duyarlılığını artırmak için kurulan Namaz Gönüllüleri Paltformu, Türkiye’yi karış karış dolaşacak.

 

daha fazla bilgi için:  http://www.namazladirilis.com/

 

"haydi namazla diriliş seferberliğine"

 

Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/8/2006 - kış geldi kış:)

KAR YAĞIYOR KAR:)

Millet Ankara'ya deniz getire dursun,

bende bloğuma kışı getiririm:)

serinlemek isteyen gelsin

merhem gibi merhem:))

ne kartopular oynamıştık ya

ne günlerdi

hey gidi hey:))

su bile kaynayacak nerdeyse.

gölgelerin gücü adına,

çocuklar birleştirin güçlerinizi:)

kardan adam yapıyoz.

kardan adam hoşgeldin aramıza:)

ne soğuk adamsın sen yav:)

 

...sıcaklardan bunalan bir blogcunun hezeyanları bunlar.şimdi kış gelecek ondan şikayet ederim,yaz  gelir ondan şikayet ederim.bitmezki nankörlüğüm.ama Nasreddin Hocam misali bahardan şikayet eden yokki.ne olduysa bu bilim adamları yüzünden oldu zaten.yüzyılın sıcakları deyip durdular,geldi işte.yandık,piştik.buda geçecek velhasıl.

Bakmayın şikayet ettiğime ne gelirse O'ndan razı oluruz.Buda geçer ya HU.

ALLAH bizleri cehennem sıcaklarından korusun.(amin)

madem teknoloji hizmetimize sunulmuş az kar yağsında teknolojikmen serinleyelim:)ne demekse artık buda:)

hem sıcaklardan bunalan kimmiş ki:)

arkadaşımın babaannesi dermiş çok sıcak olunca "oh be ancak kemiklerim ısındı" :)

kemiklerimiz ısındı şimdi de az soğutalım.teknolojikmen yani:)

 

diyorum ya bu sıcaklarda geçer,bunlarada dayanılır yeterki cehennemin sıcağı bizden uzak olsun.

ne sıcağı ya dondu buralar dondu.

getirin atkımı bana:)

selametle...

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/8/2006 - olur olmaz...

Ne olursa olsun gülümseyin.

 

Olur ve olmaz arasındaki fark üç harftir. Bu üç harfin hayatınızda ne derecede rol oynadığını hiç düşündünüz mü?
Aslında hemen hemen tüm hayatınız buna bağlıdır. Pozitif veya negatif olmak..

Pozitiflik ve negatiflik birbirine 180 derece ile bağlı iki yöndür. Hangi yöne gitmek istersiniz? Pozitiflik elektrikdeki positif kutup gibi yapıcıdır üretkendir. Negatiflik elektrikde yaşanan kisa devre gibi yıkıcıdır. Düşüncelerinizde ve kullandığınız kelimelerde yasadığınız her türlü negatiflik, ruhsal ve fiziksel bedeninizde kısa devreler oluşturarak, ruhsal olarak deprasyona sürüklerken fiziksel olarakta hastalıklara neden olur. Cocukluğumuzdan beri negatiflikleri doyasıya sindirip kaydeden yapay zekamız, bunu en iyi bilip uyguladığımız düşünce tarzı haline getirmişdir.

Farkında olmadan, gün içinde ne kadar negatif sözcük kullandığınıza hiç dikkat ettiniz mi? Olmaz, yapılmaz, çirkin, yanlış, şanssızım, bana çıkmaz, zaten bende sans olsaydı, hep sorunlar beni bulur, hatta daha da ileriye gideriz ve erkekler, ulan kaıin olsaydım, kadınlarda ya erkek olmak varmış bu dünyada diye cinsiyetlerinden yakınırlar...

Ne kadar hiçbirşeyi beğenmeyen, memnuniyetsiz ve sürekli suçlu arayan bir yaşamın içindeyiz. Üstüne üstlük bu yaşamı düşüncelerle kendimize çekenlerde bizleriz.. Artık birazda positifliği yaşamaya ne dersiniz?

Ben yaparım, hayattaki en şanslı insanım, benim hiç bir sorunum yok, güzellikler hep beni buluyor... Bildiğiniz tüm olumlu kelimeleri sıralayın ve bunları hergün beyninize kaydedin Ektiğiniz bu pozitif tohumların yeşermesi onları beslemenize bağlıdır. Yıllarca aksini denediniz ve ispatlarını yaşıyorsunuz. Şimdi positifliği denemenin zamanı artık. Deneyin, yılmadan deneyin ve tüm negatiflikleri atın kayıtlarınızdan. Kendi kendinizi kısa devrelerle neden yok ediyorsunuz?
Sonuçta olan size oluyor.
Ne olursa olsun gülümseyin.

"Dünyanın sonu diye üzülmeyi bırakın zira Avusturalya'da yarın oldu bile"
(Alıntı)

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

20/8/2006 - miraç kandili

MİRAÇ...

 

Gelir misin rüyama bir kez göreyim cemalini
Engelliyor günahlarım gül yüzünü görmeyi
Arzum ahirette cennete seninle girmeyi
Ne olur biraz gül bana Resul-ü Kibriya
Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa

Arapçada "yukarı çıkmak, yükselmek" anlamına gelen Miraç, Peygamberimiz (sav)'in büyük mucizelerinden biridir. Kuran-ı Kerim'in İsra ve Necm Surelerinde Peygamber Efendimiz (sav)'in mucizevi şekilde Mescid-i Aksa'ya yaptığı gece yolculuğu ve *Sidretü'l-Münteha'ya yükselişi bildirilmektedir. ( *Sidretü'l-Münteha: Yaratılmışların bilgilerinin tükendiği, ötesine geçemediği son sınır.)

 

İsra kelimesinin Arapça sözlük anlamı, "gece yolculuğu ya da gece yürüyüşü" dür. İsra Suresi'nin ilk ayetinde Yüce Allah, Sevgili Efendimiz (sav)'in mucizevi yolculuğunu şöyle bildirmektedir:

Bir kısım ayetlerimizi kendisine göstermek için, kulunu bir gece Mescid-i Haram'dan, çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa'ya götüren O (Allah) Yücedir. Gerçekten O, işitendir, görendir. (İsra Suresi, 1)

 

 

 

Bu gece Mirac Kandili. İnsanlık tarihinin en harika olaylarından biri olan Mirac mucizesinin gerçekleştiği kutlu gece. İlâhî rahmetin, mağfiretin, feyiz ve bereketin coşup taştığı, gönülleri mest eden tecelliyâtın yaşandığı, anlatılması kabil olmayan güzellikler ve sırlarla dolu muhteşem bir gece.

 

Yaklaşık 1435 yıl önce kamerî aylardan Receb-i Şerif'in yirmi yedinci gecesi kâinatın efendisi Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) Burak adı verilen nuranî bir binekle Mescid-i Haram'dan, Mescid-i Aksâ'ya götürülüyor. Mescid-i Haram, mâlumunuz, Kâbe'yi çevreleyen büyük mabed olup, Mekke'dedir. Mescid-i Aksâ ise Kudüs'te. Oradan da bütün gökleri geçerek manevi alemleri, ahiret diyarını, cenneti, cehennemi, eşyanın hakikatlerini, kâinatın sırlarını gördükten sonra, hiçbir varlığın, hatta meleklerin en büyüğü olan Hz. Cebrail (a.s.)'in dahi ulaşamayacağı noktalara varıyor. Huzur-u İlahiye müşerref oluyor. Cemal-i Mevlâ'nın nuruyla aydınlanıyor. Vasıtasız vahy-i Rabbanîye mazhar olduktan sonra bu ulvî seyahatin şanına layık hediyelerle geri dönüyor.

 

İslami kaynaklarda yer alan bilgilere göre, Miraç mucizesi müşrikler ve iman etmeyenler tarafından -düşük akılları nedeniyle- şüpheyle karşılanmıştır.

"Dediler ki: "Bize Mescid-i Aksa'nın nasıl olduğunu anlatır mısın? Zira içlerinden bazıları o beldeye gidip Mescid-i Aksa'yı görmüştü.

 

Resulullah anlatıyor:

Mescid'i anlatmaya başladım. Bazı yerlerini tarif ederken, kuşkuya düştüm. Bunun üzerine Mescid-i Aksa getirilerek Akab ya da Ukeyl'in evinin önüne konuldu. Ben de ona bakarak anlatmaya başladım"

Resullullah'ın konuşmasından sonra orada bulunanlar şöyle dediler:

Allah'a andolsun ki, Mescid'i tarifi doğrudur."

 

Mescid-i Aksa'nın olduğu bölgeye hayatı boyunca hiç gitmemiş olan Hz. Muhammed (sav)'in müşriklerin sorularını eksiksiz cevaplaması, Rabbimiz'in büyük bir mucizesi ve rahmetidir. Bu mucizeyle iman edenlerin şevkleri, heyecanları ve Peygamberimiz (sav)'e olan bağlılıkları bir kat daha güçlenmiş, iman etmeyenler ve müşriklerse inkarlarında akılsızca diretmişlerdir.


 

Miracın en büyük hediyesi olan beş vakit namaz her mümin için bir miracdır. Adeta namazın her bir tekbiri bir basamak olup, bir nevi müminleri Miraca müminleri yükselterek Cenab-ı Mevlâ'nın huzur-u kibriyasına müşerref kılmaktadır. Süleyman Çelebi bu gerçeği şöyle dile getirir :

 Sen ki mirac eyleyüp ettin niyaz,
 Ümmetinin miracını kıldım namaz.

 

Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam bütün iman hakikatlerini gözleriyle gördü. Melekleri, Cenneti, âhireti, hattâ Cenab-ı Hakkın cemâlini gözleriyle müşahede etti. Sözlerinde ve vaadinde en küçük bir hilafı, aksi beyanı olmayan o yüce insan mü'min ruhlara manen şöyle diyordu: “Sizin inandığınız, melekleri, âhireti, Rabbinizin Nur cemâlini bizzat gördüm; bu iman esasları vardır, mevcuttur; tereddüt ve şüphe etmeyiniz.” Böylece mü'minler sonsuz bir imana ermenin saadetine kavuştular.

 

Peygamber Efendimiz Miraçta Cenab-ı Hakkın cemalini görme nimetini tattı. Bu manevi nimetin Cennette mü'minlere de nasip olacağı müjdesini verdi. “Ayın on dördünü nasıl açıkça gözünüzle görüyorsanız, Rabbinizi de öyle Cennette apaçık göreceksiniz” buyurarak bu ezelî müjdeyi bizlere hediye olarak getirdi.

 

Şairler aciz kaldı, dile getiremedi
Edipler bitab kaldı deyip bitiremedi
Alimler hayran kaldı, sırrına eremedi
Miracı Nebevinin, müjdesi hürmetine
Ya Rab ihsanda bulun Muhammed ümmetine!

 

Zahmetsiz rahmet,emeksiz bereket olmuyor.İnançsız yürek solup gidiyor.Gül yüzlü,güzel sözlü kullardan olmak dileğiyle kandiliniz mübarek olsun...

 

Cenab-ı Mevlâ Miracın nuruyla iç dünyamızı ve bütün alem-i İslam'ı aydınlatsın. Huzur, feyiz, bereket, rahmet ve mağfiretlere nail eylesin.

 

Mirac-ı Muhammedi'nin gölgesinde nice maddî-manevî yükselişlere mazhar olmak dileğiyle..

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

18/8/2006 - bana anne der misin?

bana anne der misin?
Süper markette alışveriş yapmakta olan genç adam, kendisini takip etmekte olan bir hanımı fark eder. Kadını görmezlikten gelse de,kadın dik dik bakmaya devam eder.

Nihayet kasa önünde kuyruğa girerler. Kadın, adamın birkaç sıra önüne düşmüştür.

Adama dönen kadın der ki: “Özür dilerim. Böyle dikkatli bakmam sizi rahatsız etmiş olmalı. Üzgünüm. Ama geçenlerde ölen oğluma o kadar benziyorsunuz ki!..

İster istemez içlenen genç adam: “Bunu duyduğuma ben de çok üzüldüm. Sizin için yapabileceğim birşey var m, bilmek isterdim der.

“Evet yavrum der kadın “Az sonra eşyalarımı alıp çıkarken ne olur bana güle güle anne diye seslenebilir misin?

“Tabii, tabii; der genç adam.

Yaşlı kadın çıkarken genç adam ona el sallar ve “güle güle anne; diye de seslenir. Durup dururken birini mutlu etmenin verdiği huzurla gülümseyerek kasanın önüne gelir az sonra. Kasada 150 dolar yazdığını görünce kasiyere “Bu nasıl olur? Alt tarafı üç parça eşya aldım; diye çıkışır.

Kasiyer gayet sakin cevap verir: “Anneniz hesabını sizin ödeyeceğinizi söyledi
 
Yorum (4) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

gelirsin gidersin dostumsun, gelmezsin gitmezsin neyimsin....

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
ladybird
emircan
baver
İbn-i Sina
yazıhane
cenkunal

Arkadaşlarım

esperi
vuslatrana
huznumsel
hilye
farukboran
kirmizi81
lagzan
bilmekgerek
Alaraamber
HAN573
ustaplan
mizrak
erden
suvi