Rabbim, nihayet sana itaat edeceğiz...
Artik ne kin, ne haset, ne de yaşamak hırsı,
Belki her sabah vakti, belki gece yarısı,
Artık nefes almayı bırakıp gideceğiz...
evlat acısı... - bir insanı sevmekle başlar herşey...SUVEYDA - Blogcu
bir insanı sevmekle başlar herşey...SUVEYDA
5/9/2006 - evlat acısı...
EVLAT ACISI...
Trafik kazası diye verdiler televizyonlar, öyle haber düştüler gazetelermanşetlerine.Karşıdan karşıya geçerken araba vurmuş narin bedenine.Öyle parçalamış ki o güzelim hassas bedenini.Hemen hastaneye kaldırmışlar.
Tez ulaşmış eve haber.Annesi-babası yıkılır.Babası beyninden vurulmuşa döner.Canından can gitmiştir,ciğerparesi can cekişiyor ve baba ne yapacağını bilemez haldedir.Sağa sola koşturur.Yok bu değil aslında yapmak istediği.Acıdan ne yapacağını bilemez haldedir artık.
En son oğlunu, bitaneciğini gülümseyerek yollamıştı okula.Hep o sahne geliyordu aklına.El sallamıştı, “hoşçakal babacığım” demişti ve “güle güle yavrum”.”okulda yaramazlık yapma emi aslanım”.Tamam babacığım deyişi ne kadarda kötü geliyordu artık kulaklarına.
Şimdi birircik yavrusu hastanede kendini bilmez halde yatıyordu.Hemen ameliyata aldılar doktorlar.Ama nafile yapacak bir şey yoktu.Beyin ölümü olmuştu.
Baba kendini bilmez halde gelmişti hastaneye.Yavrum deyişi hastaneyi inletiyordu.Duymasını istiyordu beklide ciğerparesinin.Doktorlara sarıldı,oğlum nerde,ne yaptınız ona dedi.Doktorlar başını eğdi, babanın yüreği yere düştü.Oğlunun yattığı odaya koştu, cama yapıştı.Minicik bedeniyle koca yatakta yatıyordu.Hortumlar,cihazlar,aletler neydi bunlar ALLAH aşkına.Bu beden nasıl dayanabilirdi bütün bunlara.Oğlum dedi, canım dedi ve ağladı ağladı ağladı…
Yüreği yerinden çıkacakmış sandı.Bu kadar mı acı verirdi, bu kadar mı yakardı.Yaktı babanın yüreğini evlat acısı.Hiçbirşey yapamıyordu ve orda öylesine yatıyordu biriciği.Ömründen ömür gitti.Çaresizlik içinde geçti günleri.Kapkara saçları ne çabuk beyazladı.Oysa bitaneciğin, oğlun ne çok severdi kömürden kara saçlarını taramayı…
Şakalaşmaları aklına geldi.Oğlu saçlarını tarar, babası para verirdi.Sırtına çıkarır gezdirirdi.Anılar bu kadar mı acı verirdi insana…
Doktorlar geldiler,fişini çekmek için onay istiyorlardı.Ne diyecekti, ne yapacaktı.Baba hayatının en soğuk mevsimini yaşıyordu.Hiç bu kadar üşüdüğünü hatırlamıyordu.Ne soğuk bir soruydu bu onun için ne anlamsız.Fişini çekmek mi?.Nasıl yapardı bunu nasıl.
Kıyamadı, yapamam dedi.ALLAH’tan (c.c) umut kesilmez dedi.Dua etti ağladı, ağladı dua etti.
Gece yarısıydı, ciğerparesinin yanındaydı, elini tuttu, onunla konuştu.Uçurtma uçuracağız oğlum dedi, bisiklete bineceğiz, top oynayacağız.Sen yeter ki kalk daha neler yapacağız aslanım.Nemli gözlerle yanağına bir öpücük kondurdu.Babanın kalbi duracak gibiydi.Oğlu parmağını kımıldatmıştı ve yüzünde bir gülümseme.
Sevinçten ağlıyordubu sefer ve bu her şeye bedeldi artık…
Ve bıraktı elini yavrucuğu bir daha tutmamacasına, ebediyen bıraktı.
Ve bir daha bakmamacasına çevirdi yüzünü babasına…
Son gülümsemesini sundu ve gitti.
Hoşçakal babacığım der gibi baktı, gitti.
Ve öldü…
Oğul gitti, baba bitti.
Derdine deva yoktu artık babanın; yandı, yandı, yandı……
“Bayram gelmiş neyime, anam anam garibem
Kan damlar yüreğime, anam anam garibem”
Bu dizeleri yıllarca ne kadar çok dinledik.Sazın tellerinden dökülen o ses ile yürekten gelen nağmeler birbirine kavuşunca ne kadar anlamlı ve içten gelirdi bize.Zaman içerisinde aslında değişen bir şey olmadı.Sazın o telleri hâlâ ısrarla bu müziği çalıyor ve yürek hâlâ bu türküyü söylüyor.
Bayramları hep neşeyle mutlulukla bekledik.Yüreğimiz hep kıpır kıpırdı.Aldığımız yeni elbiseler, yatağımızın ucuna koyup sabaha kadar kokladığımız o pabuçlar, rengarenk şekerler, çikolatalar yüzümüzde hep tebessüm bıraktı.Yaşımız kaça gelirse gelsin hep çocuk edasıyla karşıladık bayramları.
Herşey bu kadar yolunda giderken bu acı türkülerimiz hiç bitmedi.Hiç eksilmedi nağmelerimizden ve kulaklarımızın pasını yine bu sözlerle sildik.Nasıl dinlemeyecektik ki?Ne savaşlarımız bitti, ne ayrılıklarımız, ne yardan ayrı düşmelerimiz, ne sıla özlemimiz, ne gurbet hayatımız ne de ana-baba özlemlerimiz.Hiçbirisi bitmedi.Gözlerimiz daha yaşına dahi girmemiş, suçsuz, günahsız bebelere, sebilere baka baka bayramları bekledik.İçimiz acısa da, yansa da, kavrulsa da izlemek zorunda kaldık, kurşuna dizilmelerini seyir ettik ve biz gene bayramları bekledik.Hep bayramların gelip bütün bunların bitmesi umudunu taşıdık.Yere düşen sararmış bir sonbahar yaprağından dahi kendimizi ağır hissettiğimiz zamanlarda bile hep bu umudu taşıdık.Bir kuşun ağzına tutuşturulmuş zeytin yaprağını bekledik hep.Herşey oldu, herkes gitti, kötü hanesine yazacağımız pek çok şey oldu ama hiçbir zaman umudumuzu yitirmedik.Doğrusu da bu değil miydi zaten?
Bir bayram daha kapımızda.Bir umut daha kapımızı çalmak üzere bekliyor dışarıda.Bize yaklaştıkça her şey daha sıcak, daha derin ve daha anlamlı.Adanmış kurbanlarımız var, koçlarımız var.Dualarımız, niyazlarımız, yakarışlarımız var.Herşeye rağmen köşe bucakta kalmış umudumuz var.Kurbanımız var, kurbanlarımız var bu bayram.
Selamlaşmaktır kurban, sevgi sunmaktır, kucaklaşmaktır, sımsıcak duyguları paylaşmaktır, hissetmektir, komşusuna bu kadar yabancı ve uzak olmanın inadına dünyanın bir ucunda ayağına diken batan birinin acısını hissetmektir.Gurbetten sılaya, sıladan gurbete özlemden kurulmuş köprü olmaktır nihayetinde bayram.Sevdiğin ne varsa kurban etmektir, yürüdüğün yollara sermektir ve en sonunda En Sevilene kurban olmaktır.
Dünyanın tüm acılarına rağmen bir başkadır bayramlar.Unuttuğumuz hanesine yazdıklarımızı hatırlamaktır.Beklettiklerimize, ihmal ettiklerimize gitmektir.Dedelerimizin, ninelerimizin elleridir bayram, öpüldüğünde hüzünle karışık mutluluğu yaşamaktır, yaşatmaktır.Hediyeleşmektir, bir sünneti eda etmektir.Hatırlamaktır, hatırlanmaktır, hatırladığını belli etmektir.Birisinin bir tebessümüne sebep olmaktır.Şekerdir, tatlıdır, ettir ve bütün bunları sadece Allah rızası için paylaşmaktır.
Çocuktur bayram, çocuklardır.Uçmaları için küçücük yüreklerine kanat bağlamaktır.Bir avuç şekere, çikolataya gönül bağlamaktır.Beyaz mendillerde saklamaktır bayramı.Açılan her kapının ardında verilecekleri hayal etmektir.
Kapının çalmasını beklemektir bayram.Gelmeyen evlatları, torunları pencere dibinde kollamaktır.Uzaklara dalıp umudu kesmemektir.Hazırdır bütün yiyecekler, kurulmuş sofralar, hediyeler, giysiler.Alınmayı, yenmeyi, giyilmeyi beklemektedir şimdi.
Bir yetim başı okşamaktır bayram.Elini bir yetimin başına kurban etmektir, elini tutmaktır, kenetlenmektir, bir olmaktır.Sıkılmış avuçları açmaktır bayram.İsmail’i kurban eden İbrahim’i anlamaktır bayram.İsmail olabilmektir her kurban, İbrahim durabilmektir her bayram.Teslimiyettir kurban.Allah’a teslim olan İbrahim gibi, İbrahim’e teslim olan İsmail gibi olmaktır bayram.Verilen söz karşısında boynu kıldan ince olmaktır.Bir koçun geleceğini bilmeden “ben buradayım” diyebilmektir.Karşılıksız ve beklentisiz en sevdiğini, En Sevdiğine, asıl sahibine geri verebilmektir.Sabırdır bayram ve şükürdür.Berekettir, şefkattir.
Allah’ın rahmetine yaklaşmaktır kurban.Hiçbir şeyin yerini tutmayacağı ibadettir kurban.Yeryüzüne oluk oluk yayılan dermandır kurban.Allah’ın rızasıdır kurban.Hani her şeyin üstünde tuttuğumuz o rızası içindir kurban.Bayramdır kurban, kurbandır bayram.
Mübarek olsun o halde bayram.Bana, size, hepimize mübarek olsun. Erkamın evinde biat eder gibi olsun bayram.Dualarla açılsın gökyüzüne ellerimiz.Rahmet dolsun gönüllerimize, merhamet gelsin yüreğimize, elimiz uzansın yetimlere, avuçladığımız ellere masum bir gülümseme konsun, tebessüm yayılsın dört bir yana, gidemediğimiz, ulaşamadığımız yerlere dualarımız gitsin, yakarışlarımız ulaşsın, savaştan, kavgadan, kandan, kinden elimiz eteğimiz çekilsin, terör bizlerden uzak olsun.
Şehit anneleri oğlum bu bayram gelemedi diye kapıya ayakkabı dizmesinler, elbiselerini koklamasınlar, bayram geldi diye gözlerine yaş dolmasın.Kan damlamasın bu bayram yüreklere, bayramda gelsin, seyranda olsun.Kırık bir kalbi görünce içimiz cız etsin, üşümekten elleri titreyene sıcacık bir bakış olsun, mutlu bir evden sızan sarı ışık gibi aydınlansın gönüller.Şen olsun, mutlu olsun ve bayram olsun, bayram tadında olsun.Bal olsun, şeker olsun, ağzımızı tatlandıran kurban olsun.Uzanan ele tutan el olsun, boş olmasın dolu olsun, yalnız olmasın beraber olsun, tek olmasın çok olsun, uzakta olsa da gönüller bir olsun ve bayramınız mübarek olsun.
Kurbanınız kabul olsun, bayramınız bayram olsun.
Suveydalarınız bayramla dolsun, huzurla dolsun, sevgi dolsun, barış dolsun, rahmet dolsun ve her tarafa yayılsın.
Yunus Emre’nin yüreğinden dökülen sevgi damlaları gibi olsun bayram, gül olsun, gül bahçeleri olsun.
“Gül alırlar, gül satarlar.
Gülden terazi tutarlar.
Gülü gül ile tartarlar.
Çarşı Pazar güldür gül.”
Evlat acısı dünyada tarif edilemeyen tek acı, yaşamayan bilemez ALLAH kimseye yaşatmasın, bizlerede sabır versin. Bende cankuzumu cennet bahçelerine uçurdum, evlat acısı yaşamış yüreklere bir parça yara bezi olması arzusu ile bir site hazırladım acılar paylaşıldıkça azalır sizlerde paylaşmak isterseniz www.gocmenkuslar.net
ve aleykum selam
öncelikle şunu söylemek istiyorum.
hepiniz biliyorsunuz ki benim iki tane yeğenim var.
o kadar anlatıyorum ki sağır sultan bile duydu artık:))
onlara olan sevgim anlatılmaz derecede.
onlara bişey olacağı düşüncesi bile korkutur beni.
düşünürüm bazan.
bir insan yeğenini bu kadar severse evladını nasıl sever acaba diye.
onun sevgisi daha bir farklıdır, daha bir derindir heralde.
yukarda yazdığım yazı gerçekten yaşanmış bir hikayenin yazıya dökülmüş halidir.
bunu duyduğumda çok üüzlmüştüm,kendiimi bir acayip hissetmmiştim ve çok kötü olmuştum.
evladla sınanmak çok zor bir durum.
dayanabilene büyük mükafatlar var ama genede zor bir durum.
ALLAH kimseye evlad acısı vermesin.
herşey ALLAH tan
verende O alanda O
BİZE SADECE RAZI OLMAK DÜŞER.
sizleri üzmek istemezdim ama bunlar bizim hikayelerimiz, bizim hayatlarımız.
ne güzelki üzülebiliyoruz.
ya üzülemeseydik
daha vahim bir durum olurdu o zaman işte...
Rabbim evlatlarimizin yokluklarini gostermesin. Kimseyi evlat acisi ile imtihan etmesin.. Amin!
Yaziyi dun gozlerim yasli okudum. Cok etkileniyorum boyle hadiselerden. O yuzden o anki ruh halimle yorum yazamadim. Sabredebilsek sonunda ne kadar cok mukafat var, cocuklar anne&babaya ahirette sefkat edecek ama cok zor dayanmasi cok..
sa...
evlat acısının nasıl bir duygu oldugunu evladım olmadıgından yaşamadıgım dusunulse de bunu yakınen yasamaktayım...
ölen hastalarımızın acısını paylaşmak...hele ailelerine ölüm haberini vermek...
zor...