Rabbim, nihayet sana itaat edeceğiz... Artik ne kin, ne haset, ne de yaşamak hırsı, Belki her sabah vakti, belki gece yarısı, Artık nefes almayı bırakıp gideceğiz...
Get Your Own! | View Slideshow
bir insanı sevmekle başlar herşey...SUVEYDA - Blogcu



bir insanı sevmekle başlar herşey...SUVEYDA

18/9/2006 -

Yorum (8) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

8/9/2006 - hayırlı cumalar...

taşınıyorum:)

 

 

siz bu satırları okurken ben çok uzaklarda olacağım,:)

yok yok o kadar uzak sayılmaz.

oturduğum daireyi değiştiriyorum sadece mahalle aynı mahalle:)

bir tık kadar yakınım hala ben.

 

yar saçların lüle lüle  haydi bana güle güle:)

yeni yerimede bekliyorum hepinizi.

gelmezseniz küserim, mektubumu keserim:)

inşallah orada da  devam ederiz hasbihallerimize...

Cumanız Mübarek Ola...

işte yeni yerim:

 

             http://gozgumisali.blogspot.com/    

 

                         

                                                                   Suveyda

 

Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

7/9/2006 - berat kandili...

Kandiliniz Mübarek Ola...

'Apaçık kitaba yemin olsun ki, Biz Kur'an-ı mübarek bir gecede indirdik. Biz, gerçekten uyarıcıyız. O mübarek gecede, her hikmetli iş katımızdan bir emirle ayırt edilir...'(Duhan, 44/1-4)

Ayette geçen mübarek geceden maksat , Berat gecesidir.Kuran bu gece , yedinci semadan dünya semasına indirildi.

 

bu gecenin beş özelliği vardır:

1) Bu gecede önemli işlerin seçimi ve ayırımı yapılır.
2) Bu geceyi ibadetle geçirenlere yardımcı olması amacıyla Allah tarafından melekler gönderilir.
3) Bu gece bağışlanma ve af gecesidir.
4) Bu gecede yapılan ibadetlerin fazileti çok büyüktür.
5) Bu gecede Peygamberimize şefaat yetkisinin tamamı verilmiştir. Bu yetkinin üçte biri Şaban'ın onüçüncü  günü, üçte biri Şaban'ın ondördüncü günü, geri kalan üçte biri de Şaban'ın onbeşinci günü verilmiştir.

 

İnsanların bir sene içerisindeki rızıkları, zengin veya fakir olacakları ve ecelleri gibi mühim hususlar o gece içerisinde meleklere bildirilir. O geceyi ibâdet ve tâatla geçirmek ve nafile namaz kılmak sevaptır. 

 

 Geçtiğimiz yıl, Berat gecesine erişip de ölümü akıllarından bile geçirmeyen birçok insan, dünyadan göçüp gitti.Ölüm bana, ölüm sana, ölüm herkese...Bir saniye sonrasına hangimizin garantisi var ki.Aldığımız nefesi veremeyeceğimiz, verdiğimiz nefesi alamayacağımız az gelince ömrümüzü de tamamlamış olacağız.Ve asıl yolculuk başlamış olacak.Bu vakitler, bu kandiller en güzel zamanlar.Yüce Rabbimizin her zaman açık olan tövbe kapısına yönelelim o kapılar kapanmadan.İçimizde biriken bütün sevgileri dağıtalım, dağıtalım ki bizde sevgiler daha da artsın.

 

Peygamber Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselam bu gece Rabbine şöyle dua etmiştir:
"Allahım, azabından affına, gazabından rızana sığınırım, Senden yine Sana iltica ederim. Sana gereği gibi hamd etmekten âcizim. Sen Kendini sena ettiğin gibi yücesin."

 

Kandiliniz mübarek , dualarınız kabul ola...

Nice kandillere inşAllah...

Güzel günler ve güzel  bir kadere inşAllah...

 

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

6/9/2006 - konuşuyoruz sadece...

anlatıyorum sende dinliyorsun:)

Sevgili bloğum, gel biraz senle  hasbihalleşelim, şöyle hemhal olalım.Seni biraz ihmal eder hissi kapladı içimi nedense.Sen bana şu şiiri okusana:)

 

                                           “Ah benim nar çiçeğim,

                                            Canım ipek böceğim,

                                            Meraktan öleceğim,

                                            Bana kendini anlat”

 

Başlıyorum : )

  

   Sen gördüğüm kadarıyla iyisin.Ben içimi dökeyim o zaman.Benim bankaya gitmem lazım ama ayaklarım geri geri gidiyor.Ben bu banka kadar soğuk yerler bilmiyorum.Bir de o güzelim reklamları yapıp göz boyamazlar mı, illallah yani.Memur alırken aslında bir sınav daha yapmaları lazım.Acaba bu tebessüm etmesini, teşekkür etmesini, iyi günler demesini biliyor mu diye.Bende bastıra bastıra her defasında derim, hiçbir zorluğunuda görmedim söylemenin.İnsan dediğin az hassas olmalı,nerde olursa olsun.Bir gün başbakan olursam çoğu kurumdaki kişileri değiştirecem, çoğunu mimledim zaten.Alt yapıyı şimdiden hazırlamak lazım değil mi ama.

 

       Yalnız resmi kurumlar değil tabiki.İşyerleri, dükkanlar vs.İnsanlar tebessüm etmeyi unutmuşlar.Kimseden ağzı kulaklarına varıncaya kadar gülmesini beklemiyorum bu abes olurdu zaten.Ama ne demişler “gülmesini bilmiyorsan dükkan açmayacaksın”.

Hem tebessüm sadaka değimliydi bizde.Ben havayamı konuşuyorum bari sen söyle bloğum.

El çek tabip el çek yaram derindir:)

 

   Hazır sinir katsayım tavan yapmışken devam edeyim çatmaya bir şeylere.Şu yüksek sesle müzik çaldıran arabalardaki  değerli, mümtaz şahıslar.Anlamam ki bu kadar dışarıya bu müziği vererek, insanları rahatsız ederek  ne geçiyor ellerine, nasıl bir zevktir bu.Hadi tamam insan seslide dinlemek ister yeri gelince ama bununda bir adabı, usulu vardır.Böyle caddelerde kulakları patlatırcasına dımtısı dımtısı olmaz ki canım.Hani bizim özgürlüğümüz birini rahatsız edince biterdi.

 

   Sıcaklar acayip bunaltmıştı beni.Şükürler olsun serinledi havalar.Orhan Veli deyişiyle “beni bu güzel havalar mahfetti” .Serin serin bir şeyler yazmak daha bir güzelmiş.Seviyorum bu sonbaharı ya.Ah bide ayrılıklar olmasa…

 

   Bütün bunların üstüne bir şeyler içilir şimdi.Malum cola-pepsi içemiyoruz artık, birkaç içeceği daha kaldırmışlar piyasadan.Eee diğerlerinide biz sevmiyoruz.Suya kaldık desene.Zaten ben hep derim su gibisi yok diye.Kardeşim acayip muzdarip oldu bu durumdan.”Zaten vücudumun %75 i su birde sumu içeyim gene” diye konuşup duruyor.

Şaşırma kardeşçik şaşırma: )).Su hayattır hayat.

 

    Asıl  konuya gelmedim daha.Hangi haberi okusan, hangi haber bültenini dinlesen cinayet haberleri.Cinayet filmlerine taş çıkartacak entrikalar dönüyor.Polisiye roman ustası Agatha Christie  bile bu kadarını düşünemezdi.Adam sevgilisine kızıyor vuruyor.Niye efendim, çünkü ters konuşmuş bir an.Çocuk babasına kızıyor vuruyor, çünkü istediği şeyi almamış.Sokakta adam adamı vuruyor, çünkü ters bakmış.Çok yakında niye gözünün üstünde kaş var diye biri cinayet işlenirse şaşırmam artık.

 Ne oldu insanımıza da bu kadar dibe vuruyoruz.Tamam kabul ediyorum, yaşamak kolay değil, ekonomik şartlar, sosyal şartlar zor.İyide adam mı vurmak lazım yani.Hadi vurduk diyelim ne değişti.Biri mezara, biri kodese.Çek babam çek.Ya geride kalanlar.Oy anam oy…

 

    İnsanda ALLAH korkusu olmalı, bir gün hesaba çekileceğini bilmeli.Bir  Ahiret inancının olması insanı pek çok kötü olaydan alıkoymalı.Nedir öyleyse bu halimiz.Kırk haramilere dönüşüyoruz farkında bile olmadan.Tez zamanda uyanmak ümidiyle inşallah.

 

Biraz iyimser olmaya çalışayım diyorum ama bir kötü haber daha.Malum üniversiteler açılıyor, kayıt işleri falan fistan.Filancanın kızı Bilkent-Mimarlık kazanmış ama göndermemiş.Neden? Çünkü; ablasını göndermiş daha önceden okula, biriyle tanışmış, okulu bırakmış,evlenmiş ve buda aynısını yapar diye.Zavallı kız da tamam baba deyip oturmuş köşeye.

Babam için şükrettim.Ne insanlar var ya.Ne zaman bırakacağız insanları aynı kefeye koymayı.

 

 Şimdi bloğum son son sana iyi bir şey yazayım diyorum, düşünüyorum, düşünüyorum aklıma bir şey gelmiyor.

Tamam buldum.

Bankaya gitmeme gerek kalmadı:)

Birde çay içmeye karar verdim:)

Ve her şey için Rabbime şükürler olsun.

Hadi sağlıcakla kal bloğum…

 

Hadi bendende sana bir şiir bloğum

 

“üzülme her hafta gelemem diye,

haftada olmasa ayda gel canım

üçyüz altmış beşi böl on ikiye

sırala otuzu sayda gel canım”

 

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

5/9/2006 - evlat acısı...

EVLAT ACISI...

 

Trafik kazası diye verdiler televizyonlar, öyle haber düştüler gazeteler  manşetlerine.Karşıdan karşıya geçerken araba vurmuş narin bedenine.Öyle parçalamış ki o güzelim hassas bedenini.Hemen hastaneye kaldırmışlar.

 

   Tez ulaşmış eve haber.Annesi-babası yıkılır.Babası beyninden vurulmuşa döner.Canından can gitmiştir,ciğerparesi can cekişiyor ve baba ne yapacağını bilemez haldedir.Sağa sola koşturur.Yok bu değil aslında yapmak istediği.Acıdan ne yapacağını bilemez haldedir artık.

 

   En son oğlunu, bitaneciğini gülümseyerek yollamıştı okula.Hep o sahne geliyordu aklına.El sallamıştı, “hoşçakal babacığım” demişti ve “güle güle yavrum”.”okulda yaramazlık yapma emi aslanım”.Tamam babacığım deyişi ne kadarda kötü geliyordu artık kulaklarına.

 

    Şimdi birircik yavrusu hastanede kendini bilmez halde yatıyordu.Hemen ameliyata aldılar doktorlar.Ama nafile yapacak bir şey yoktu.Beyin ölümü olmuştu.

 

   Baba kendini bilmez halde gelmişti hastaneye.Yavrum deyişi hastaneyi inletiyordu.Duymasını istiyordu beklide  ciğerparesinin.Doktorlara sarıldı,oğlum nerde,ne yaptınız ona dedi.Doktorlar başını eğdi, babanın yüreği yere düştü.Oğlunun yattığı odaya koştu, cama yapıştı.Minicik bedeniyle koca yatakta yatıyordu.Hortumlar,cihazlar,aletler neydi bunlar ALLAH aşkına.Bu beden nasıl dayanabilirdi bütün bunlara.Oğlum dedi, canım dedi ve ağladı ağladı ağladı…

 

    Yüreği yerinden çıkacakmış sandı.Bu kadar mı acı verirdi, bu kadar mı yakardı.Yaktı babanın yüreğini evlat acısı.Hiçbirşey yapamıyordu ve orda öylesine yatıyordu biriciği.Ömründen ömür gitti.Çaresizlik içinde geçti günleri.Kapkara saçları ne çabuk beyazladı.Oysa bitaneciğin, oğlun ne çok severdi kömürden kara saçlarını taramayı…

Şakalaşmaları aklına geldi.Oğlu saçlarını tarar, babası para verirdi.Sırtına çıkarır gezdirirdi.Anılar bu kadar mı acı verirdi insana…

 

    Doktorlar geldiler,fişini çekmek için onay istiyorlardı.Ne diyecekti, ne yapacaktı.Baba hayatının en soğuk mevsimini yaşıyordu.Hiç bu kadar üşüdüğünü hatırlamıyordu.Ne soğuk bir soruydu bu onun için ne anlamsız.Fişini çekmek mi?.Nasıl yapardı bunu nasıl.

Kıyamadı, yapamam dedi.ALLAH’tan (c.c) umut kesilmez dedi.Dua etti ağladı, ağladı dua etti.

 

    Gece yarısıydı, ciğerparesinin yanındaydı, elini tuttu, onunla konuştu.Uçurtma uçuracağız oğlum dedi, bisiklete bineceğiz, top oynayacağız.Sen yeter ki kalk daha neler yapacağız aslanım.Nemli gözlerle yanağına bir öpücük kondurdu.Babanın kalbi duracak gibiydi.Oğlu parmağını kımıldatmıştı ve yüzünde bir gülümseme.

Sevinçten ağlıyordu  bu sefer  ve bu her şeye bedeldi artık…

 

Ve bıraktı elini yavrucuğu bir daha tutmamacasına, ebediyen bıraktı.

Ve bir daha bakmamacasına çevirdi yüzünü babasına…

Son gülümsemesini sundu ve gitti.

Hoşçakal babacığım der gibi baktı, gitti.

Ve öldü…

Oğul gitti, baba bitti.

 

Derdine deva yoktu artık babanın; yandı, yandı, yandı……

 

Yorum (7) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

gelirsin gidersin dostumsun, gelmezsin gitmezsin neyimsin....

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
ladybird
emircan
baver
İbn-i Sina
yazıhane
cenkunal

Arkadaşlarım

esperi
huznumsel
farukboran
hilye
kirmizi81
alaraamber
vuslatrana
lagzan
bilmekgerek
erden
han573
ustaplan
suvi